21 Nisan 2009 Salı

Tutamıyorum Zamanı



16:30'da İstanbula gidicem.
09:00'da okula..
10:00'da uyucam belki..
03:00'de kabus görücem.
debelenip bir süre,
03:45'te uykuya dalıcam tekrar.
07:20'de uyanıp hazırlanıcam okul için tekrar ve tekrar,
08:30da Hatipoğlu marketin önünde servisi beklicem,
08:40'da alıcak beni ya da hava yağmurluysa 08:50'de
Sonra yine okuldayım işte.
Dersteysem dakikaları sayıcam tek tek.
20 Dakika kaldı..uff geçmez ki bu şimdi.
10 dakika. ohh az kaldı..
5 dakika ve
Break time.
Hani geçmezdi ?
Geçti bak işte.
Derse girmediğim zamanlarda,
dersin bitmesine 50dakika var.
50dakika pinekleyebilicem,
Ama o da ne
Break olmuş.
Nasıl yani ? Bu kadar çabuk mu ?
Ben dakikaları elimde teker teker tutup sayıcaktım ama ?
Şimdi tutamadım hiçbirini kaydı gitti elimden.
Hem de hiçbişey yapmadan..boşa..
Keşke bilseydim o 50 dakikanın değerini be..
Neler yapılırdı bi düşünsene?
Kek yapılırdı belki yanına da çay..
Ya da bi beste yapardı kimi insanlar..
Bi kaç sahne çekilirdi belki.
kitap okunurdu, müzik dinlenirdi.
Uff düşünebiliyomusun 50 dakika !
50 tane 1 dakika !
Ama ben ne yaptım ?
Sadece oturup düşüncelerimle boğuştum.
Karmaşıktı zaten, biraz daha karıştırmaya gerek mi vardı ?
Girseydim hiç değilse derse, bişeyler öğrenirdim,
Belki 70den yüksek alırdım bu sefer neden olmasın ?
Ama yetiyo ya insana.
Neden sıkıcam ki kendimi 50yi geçsem kafi.
Neden 100 almayayım ?
Alamaz mıyım ?
Öyle bi alırım ki.
Neden almıyorum ?
Çünkü üşeniyorum. Stres yapmaya, oturup çalışmaya, dersi dinlemeye,
Tamam kötü not almıyorum belki ama,
Üşengeçliğim git gide büyüyor.
Yok ama yok.
Artık böyle yapmıcam ki .
Tüm 50 dakikaları ömrümün son 50 dakikasıymış gibi yaşıcam.
Sakın blog sakın !
Bana yapamayacağımı anlatan o saçma cümlelerini kurma.
Sen de çook iyi biliyosun. Yapabilirim. çok istersem her şeyi.
Hem biliyosun ki yeni hayatımda ne üşengeçlik ne de bunalım var.
Ben şimdi üşenir de bunalıma girersem.
Kızmaz mı bana yerli Johhny Depp ?
Kızar ya..
Bu blogu fazla uzatmayalım ki dakikalarımız boşa gitmesin.
Çok az zamanımız kaldı.
Doya doya harcamalıyız.
Zaman.
Keşke hiç bitmesen.

20 Nisan 2009 Pazartesi

çıktılar

  • şu küçük küçük noktaları koyarak kusmassam içimde bi yerlerde ukte kalıyor yahu.
  • bu aralar çok pis çocuk sahibi olasım var. gayet ciddiyim. keşke çocuk sahibi olmak marketten bi paket pirinç almak kadar kolay olabilseydi.
  • bi istanbul bi yalova nevrim döndü . tam buraya alışıyorum istanbula gidiyorum, oraya alışıyorum buraya gelmek zorunda kalıyorum. yani insanın alışkanlığı bile olmuyo bu durumda. alışamıyosun ki anasını satim.
  • son vizede writing kısmında çok fena bi hikaye yazdım. Hikayenin başını vermişler. Martin adlı bi adam iş seyahatine çıkmış uçağı düşmüş adam kurtulmuş ama ıssız adada. normalde bunun devamının aksiyonlu bişeyler olması şart. ama heraldaysa içinde bulunduğum durumdan ötürü aşk hikayesi yazdım sele serpe. bi kız görüyomuşta aşık oluyomuşta meğer orası tatil köyüymüşte evlenip sonsuza dek mutlu yaşıyorlarmış. hocalar okuyunca benim neden b kurunda olduğumu hatta neden bu üniversitede okuduğumu sorgulayabilirler. ve bi ambulans çağırıp bakırköye sevkedebilirler. ama hiç korkmuyorum biliyomusun. çünkü hayalleri olanlar asla deli değildir bayım !
  • hazırlık bitti ve ben ingilizce konuşabiliyorum demek isterdim ama bunu demek çok aptalca olur. evet evet başladığım noktada olduğumu hissediyorum. "Yahu anlıyorum ama konuşamıyorum be kardeşim"
  • Çarşamba günü Speaking sınavı var. Lanet olsun adamım neden beni böyle sınavlara sokmakta bu kadar ısrar ediyorsunuz ? Sizin sorununuz ne ? O kahrolasıca kafanızın poponuzdan daha büyük olması mı ? Hey sen beni küçümseyen teacher senin sorunun ne biliyor musun ? Tavşan boku üzerinde uçuşan sineklerden bi farkının olmaması !
  • Bu aralar midem felaketü-l vesvese şekilde bulanmakta ! Sanırım dünyamın bu aralar fazla hızlı dönmesiyle alakalı. eee bünye alıştı sessizliğe, sakinliğe, durgunluğa..Durdurun dünyayı inecek var !
  • Doktora gidip gösterilcek çok şeyim var. Hayır hayır fesatlığın lüzumu yok. Neden ara sıra panik-atak geldiğini, neden midemin bulandığını, neden kilo alamadığımı ve diğer bilimum sorunlarımı doktora göstertmem gerek. Ama şöyle bi big problemim var. Doktordan korkuyorum ve onlara güvenmiyorum ! Buradaki doktorların hiçbirinin bi bok bildiği yok. İstemiyorum kardeşim ! Senin yanlış teşhislerinle ömür boyu sürüneceğime , aaa bu doktor yanlış anlamış meğer benim hastalığım buymuş lafını 524652 yıl ilaç kullandıktan sonra söyleyeceğime, şimdiki küçük şikayetlerimle barışık yaşarım daha iyi ! Hem ilerlediği vakit durmasını sağlayacak bir adet Eray Demir'îmiz bile var. Yetmez mi canııım ?
  • Evimin önündeki lanet parkta oyun oynayan lanet veletler hiç yorulmaz mı ?
  • Ben büyüyünce trafik polisi olacayım.Şapkamı takıp, düdüğümü takıp, yolları yayalara açacayım !

Benim Manyak Ailem !

Bugün benim manyak ailemden bahsetmek istiyorum bilogcukum.
Onlar o kadar eğlenceli ve orjinaller ki.
Annemin o hazır cevaplılığı ablalarıma da geçmiş ,çocuklarına verdikleri cevaplar içler acısı.
Bi soruya hiçbir zaman doğru dürüst cevap verilmez bizim ailede.
Sebebi de sorunun çok saçma oluşudur.

For examples:

Ben ilk okuldayken, okul tiyatrosunda bana da rol vermişlerdi. Akşam onu ezberlemem için bütün aile seferber olmuştu. Ama ben ezberleyememenin verdiği acıyla ağlayıp anneme isyan etmeye başlamıştım.
- Annee napıcaaam ? Ezberleyemiyoruuum :(((((
-Tamam Damla ara öğretmenini de ki " öğretmenim ben aptalım ezberleyemiyorum"

Bütün aile gülme krizlerine girer ben ağlama krizlerine :D
Ve bu olay hala ailede anlatılıp durur aptal olduğumu vurgulamak için (:


Baran ablamın(ortanca) kızı Gamze'nin annesine " pazar günleri yıkandıktan sonra içimde bir hüzün oluyor" demesi üzerine ablamın " Kirlerinden ayrılıyorsun ondandır" demesi insanı düşündürüyor ama değil mi :D

Gelelim en büyük ablama.
Onurcanla(oğlu) başı dertte.
Gelişme çağında olduğundan dolayı insanı çileden çıkartan hareketleri, sözleri, soruları var.
E ablamın da agrasifliği ve hazırcevaplılığı birleşince çok manyak sahneler çıkıyor ortaya.
Onurcanın cevapları da az değil hani.
İkisini izlemek benim için büyük zevk (:

Ablam - Onurcan ömrümü çürüttün sen benim, bıktım senden, saçlarımı beyazlattın yeter !
Onurcan - Hep boyuyosun anne saçlarını. hiç beyazlamıyor ki.

ahahahah :D

Yalovadan istanbula feribotla dönerken.
Onurcanın adaları gösterip " Anne orası neresi ?" diye sorması üzerine ablamın agrasif bi şekilde bakıp "Paris onurcan !" demesi beni kopartıp tüm feribot alemine rezil olmama sebep oldu.

Çok fena yağmurun yağdığı gün yine onurcan o mühim sorusunu patlattı.
-Anne yarın okula nasıl gidicem ?
-Okulun suyun altına kalmış dimi onurcan ?


Gece beraber yatıyorlarken Onurcan'ın birden annesinin suratını görüp " Ay anne senden korktum" demesiyle birlikte Ablamın "Kıçımı görsen napardın acaba?" cevabını yapıştırması hala ailede konuşulur.
Hiç bi anne çocuğuna böyle cevap verir mi allasen ? :D



Eğer böyle manyak bi aileniz varsa hangi çılgın size zincir vuracakmış şaşarım !

9 Nisan 2009 Perşembe

BİR KORKAĞIM BEN!

En acımasız eleştirmeniyim kendimin haksızlık ettiğimi bile bile… Öyle olsaydı herkes, dünya daha yaşanılası olurdu belki de… Bu acımasızlık bazen kamçı, bazen iyi de, kendime güvenimi yok ediyorum. Yeteneklerimin üstüne gitmek yerine; küçümsüyorum. Komplekslerimden soyunamıyorum ne yapsam, kabuklarını yoluyorum arada bir…

Bir de önyargılarımdan soyunabilsem… Ki hoşgörümün pencereleri bu kadar açıkken… İletişim denklemini çözüp, küreyi şeffaflaştırabilsem…

Türküm… Doğruyum… Kaderciyim… Bu kefeni bir yırtabilsem… Kader, çoğu kez yeni sürprizleriyle kutsarken alınlarımızdan öperek, bazen de pranga oluveriyor akıntısına kapılıverince… Neden?

“Hayır! ” diyebilmeyi ne çok isterdim…Ya da tepki verebilmeyi umarsızca… Ah niye bu vicdan? Bu iyiniyet? Bu dikkat? Çok daha mutlu mu olurdum insanları -belki kırarak-reddedince bir hayırla?

Bir yaftayla dolaşıyoruz, kim takıyor bunları alınlarımıza? Ne kadar büyüse de insan, ne kadar çabalasa kaçamıyor kafalardaki intibalardan… Boşa bunca makyaj…

Ah! Ne olur atsak maskelerimizi? Ama o zaman da ne kadar severiz acep birbirimizi? Fitnelik, hırs, ihtiras ve kinimizi, göstersek bakabilir miyiz yüzlerimize? Kazısak ne çıkar altın kaplamalı yalancı suretlerimizi?

Düşlediğim kadar insanım… İnsan olduğum kadar hatalı… Hatalı olduğum kadar gerçeğin peşinde ve gerçekleri saklayacak kadar hain… Olduğum gibi mi görünüyorum: HAYIR! Ama göründüğüm kadar da değilim. Duygusal olduğum kadar çıkarcı, çıkarcı olduğum kadar çıkmazdayım.

İnsanım; ne kadar saklasam da kötü yönlerimi… Çirkinliklerimi görmeyi haketmediniz… Belki mazeret değil bu ama, siz istediniz… Karşımda alternatif “izmleriniz”, ben de Polyannacılık oynadım farketmediniz.

Ne çok istedim çomak sokabilmeyi… Şöyle ortasına kokuşmuş, yapışkan çarkın. Ama ağzımı da mı bantladınız? İtiraf ediyorum: BİR KORKAĞIM BEN!

Süleyman GÜNER

8 Nisan 2009 Çarşamba

böğürtüler

  • tanrım ders çalışamıyorum.beni yeniden inek yap !
  • ismimi Leyla olarak değiştirmeye karar verdim.şu sıralar kendime yakıştırdığım tek isim bu.
  • yine aptal olduğumu kendi yüzüme vurmaya devam ediyorum ama beni durdurabilene aşkolsun.
  • Eray'ın sayesinde yeni bi sanatçı keşfettim. Dilbey ay ! o biirrr belli belli ! o biir gelmezsen gelme ! o biirr kii üç vicdan azabıı ! :D
  • servisime binmeden geldim peki neden ?
  • bugün çok büyük tehlike atlattın my blog ! Hoca Have you ever your blog ? deyince atladım ve bana kalkıp açmamı söyledi. ama ben karşı çıktım. Zira yazdıklarımı bütün sınıfın okumasını istemezdim.

1 Nisan 2009 Çarşamba

ben bunalımdayım ! keşke ölsem.

  • artık derslere giriyorum. ne büyük başarı ama !
  • derste dersi dinlemeyip kitaba gömülmek gibisi yok. tabi hocanın bir anda "damla can you read?" demesiyle aplata dönüşme ihtimalin de yok değil.
  • yeni birileriyle tanışmayı seviyorum. hey merhaba damla ben how r u ?
  • okula servisle gidip geldiğim için burjuva damgası yedim. ama eğer istanbulda yeni yaşamaya başladıysanız ve takıntılı bir aileniz varsa servis kaçınılmazdır !
  • kirpiklerim takma değil !
  • kısa film festivalini sevdim. sanırım o da beni.
  • benim artık şeffaf bir kalemkutum var teşekkürler akbank !
  • mark hocanın derslerine girmeyi reddediyorum !. protesto etmek için de onun dersine de imzamı atıp çıkıyorum. ni ha ha .
  • cem hocayı güneşlenirken gördüm . :salyaakıtansmiley:
  • Gözlerin gözlerime değdiğinde felaketim olurdu ağlardım, beni sevmiyordun bilirdim, bir sevdiğin vardı duyardım ..
  • ben bunalımdayım ! keşke ölsem.

24 Mart 2009 Salı

Dışkılarım.

  • çok aptalım blog kardeş. ve gün geçtikçe tescilleniyor aptallığım. işin kötüsü yapacaklarımı önceden kestiremiyorum. neye nasıl tepki vereceğimi şaşırdım. önemli bi olayda tepkisiz kalıyorum, gereksiz bi olayda kıyametler koparıyorum.biliyorum biliyorum acilen psikolojik desteğe ihtiyacım var. ben böyle değildim, yaşarken oldum dırırırırım.
  • derslere giremez olduumm artık. sınıfta biri bana "hadi damla girmeyelim" dese soluğu kantinde alıyorum. devamsızlığım aldı başını gidiyor. hoş 89 saat kimilerine göre çok az çünkü daha geriye 140 küsür saatim var ama vicdanım sızlıyor arkadaş ! biri beni kurtarsın bu bataktan !
  • okulda yanımdaki kız arkadaşlarımdan hoşlananların bana gelip "noolorr ikna et" demelerinden sı-kıl-dım. hayır uzaktan bakınca genelev işleticisi gibi bi tipim mi var merak ediyorum. ikna gücüm de yok ki anasını satim. yakında para almaya başlıcam bu işten."Damla Çöpçatan A.Ş"
  • hayatımda belirsiz o kadar çok şey var ki. Hangisine umut bağlayacağımı, hangisi hakkında tahminler yapacağımı şaşırdım. "zaman neler gösterir","herşey olacağına varır" bla bla bla. O kadar kolay değil ki. Bu zaman denilen şey sadece ilerliyor bişey göstermeden.
  • Hiç hayatınızda, başınıza rüzgar yediğinizde, tepenize güneş vurduğunda, yoğun bi koku aldığınızda ve sinirlendiğinizde azan bi sinüzitiniz oldu mu ? Bazen kafamı duvarlara vurmak istiyorum.
  • Keşke bir vitrin camından içeri düşsem, keskin cam kırıkları beni şeritler halinde kesse de, ruhumla görünüşüm aynı olsa..
  • bende şans olsaydı erkek doğardım.

13 Mart 2009 Cuma

Debelenmeler ..

  • Ben Cem Hocamı özledim ..
  • Sanırım Yarkın ve Mark hocaya alışıyorum. Hoş Mark hocanın koca bi cümleyi bi çırpıda söyleyişine alışmak zor ama..
  • Yolda giderken bi dilencinin (dilenci demekten büyük rahatsızlık duyuyorum) "asker annesiyim yardım edin" demesi üzerine "ben de asker sevgilisiyim bana kim yardım etsin" cevabını vermem kendime kin duymama sebep oldu.
  • feribotta müthiş bi kız geldi karşıma oturdu. cinnet geçircektim! çok kıskandım ! kızın o sarı saçlarını yolasım, mavi gözlerini oyasım geldi. sanırım saçlarımı sarıya boyatma fikri yeniden hortlıcak.
  • "Gözlerin gözlerime değdiğinde felaketim olurdu ağlardım, beni sevmiyordun bilirdim, bir sevdiğin vardı duyardım .." ( ...)
  • Bir HaykoCepkin.Biz Filmi >>>> http://www.facebook.com/video/video.php?v=57110238349&ref=nf
  • 11 Mart 1978.. Bir klavye meleği doğdu !
  • Ağlamak istiyorum sayın seyirciler !
  • Ahh güvenn güvenn.. Babana bile güvenmiceksin sözü ne kadar da doğru, kuzenine bile güvenmiceksin !
  • Çok aptalım değil mi ? Bunu tekrar tekrar anlayıp yine aynı aptallığı yapmam da beynimin olup olmadığını düşündürüyor bana. Ama bu son aptallıktı ! Cin olmadan adam çarpanlara karşı !
  • Bu aralar çok unutkanım. Ben leyla olmuşum kimin umrundaaaa (bkz: ŞebnemFerah)

5 Mart 2009 Perşembe

Di'li geçmiş zaman.

  • okula gelen yabancı hocalardan MARK TYLOR adında bir hocanın dersimize gireceğini öğrenir öğrenmez içimde kabaran aşk dolu ve genç olmasını temenni eden hayallerim sınıfa giren beyaz saçlı, göbekli bir beyfendinin "My name is Mark" demesiyle son buldu.
  • Minibüse binince insanların tip tip bakarken ne düşündüğünü bilmek istiyorum.
  • Kartal vapuruna binmek üzere beklerken, görevlinin demiri kaldırması üzerine insan müsvettelerinin koşuyor vaziyette vapura hücum etmelerinden nefret ediyorum. "La manyak mısınız ooluuumm herkese yetecek kadar yer var kimse ayakta gitmeyeceekk"diye bağırasım geliyor arkalarından.
  • kartal vapurunun çok sallanıp midemdeki bilimum sindirilmek üzere bekleyen yiyecekleri vıccık vıccık olma suretiyle ağzıma kadar getirmesi, kendimi duvardan duvara vurmak isteyişimin nedeni oluyor.
  • toki evlerinin minibüsleri niçin akşamları yarım saate bir geçer?
  • yine düştük yollara'nın devamını yazaacadım ama yorgunluktan göz kapaklarımın üzerindeki cücelerin zıplayama başlaması dolayısıyla bu fikirden vazgeçirverdim bir andaaa bir andaa bir andaaa(bkz.pinhani)
  • iyiki soyadım tutuyor !
  • heeyy bu askerler neden bu kadar çekici?
  • annemin yanında askere sulanmak beni gururlandırıyor.
  • hey seni karizmatic asker neden benim nüfus kaadımı bu kadar çok inceledin ?
  • günde 2 kere boğazı geçmekte insanda mayhoşluk yaratıyor yahu !
  • Patlican.com.trden OGÜN SANLISOY, MORVEÖTESİ, ÜÇNOKTABİR konserlerine çift kişilik bilet kazandım ama gelin görün ki cumartesi yalovadayım ve annemden izin almaya yüzüm yok, gücüm yok hiiiç umudum yok (bkz.teoman)
  • HAYKOcumuzun Doğum Günü yaklaşıyor. Ani anneyeee böyle bir varlığı doğurduğu için minnet duygularımı iletmek istiyoruumm !
  • bugün okulda olmadığım için merak edip arayan sevgili andaça sevgilerimi sunuyorum.
  • annemin akrabaları benim öğretmen olacağımı zannediyor ! Bozuntuya vermemek için yönetmen olacaaaam teyiizeeee diyemedim ne kadar bedbahtım.