1 Mayıs 2009 Cuma

ben beni vuram !

  • eğer ben Keşke olsaydım, insanların adımı sürekli anmalarından bencilce mutluluk duyardım.
  • yıldırım olsam düşsem kafasına. çaksa beyninde şimşekler o anda anlasa ne kaybettiğini salak.
  • şakır şakır yağmur yağsa, vursa camlara "çık dışarıya oynayalım" der gibi ama ben çıkmasam.
  • -se -sa ekleri götürsün beni e mi !
  • gökyüzünün midesi kazınıyor ! ekmeğimi paylaşsam mı ?
  • küçükken yaptığım gibi kol ve bacaklarımı açıp, bi yanımda dünya bi yanımda ay. tırmanmak istiyorum en yükseğe. sonra inemiyim o gelsin kucağına alıp beni gökkuşağına oturtsun.
  • yağmur yağar ama çocuklar oyunlarına devam eder ya, ben de herşeye rağmen devam etmek isterdim sana.
  • bi köpeğim olsa tüyleri rasta. hatta adı da pasta.
  • rüya mı gerçek, gerçekler mi rüya ? Nolurdu gerçek olsa.
  • keşke ben bi prenses olsaydım ve Mario beni kurtarmak için ejderhalarla kavga etseydi.
  • ben küçükken çok yağmur yağmış "boğulucaazz" diye ağlamışım.
  • bi öğrenci telefonda 5 kere üst üste tamam diyosa kesin annesiyle konuşuyodur.
  • eğer ondan kurtulursam tırtıl kesicem. leleleleey diye zılgıt atıp tango yapıcam.
  • niye kimse bana ilgi göstermiyo, niye kimse beni sevmiyo diyip kendimi duvardan duvara vurasım var.
  • ben onunla birlikte marsa taşınıp sonsuza kadar mutlu yaşamak istiyorum. evet marsa taşınmak imkansız bişey değil ama onunla olmak imkansız evet biliyorum.
  • mavi kalpli şirin adam. adamım ol.

30 Nisan 2009 Perşembe

Çok şey gördüm beni yüzüstü gömün.

  • bi gün bu noktaları gelin topuzuma süs olarak taktırcam.
  • bugün hakketten(bu kelimeden hiç hazzetmiyorum) güzel bi gündü.
  • yerli johnny depp ile johnny depp arasındaki 5 fark ; 1.Yerli Johnny Depp daha doğal. 2.Yerli Johnny Depp'in burnunda gamze var. 3.Yerli Johnny Depp'i tanıyorum 4. Johnny Depp yaşlı 5.Yerli Johhny Depp uzun ömürlü.
  • Yoğun istek üzerine Icetea denedim. Düzeltiyorum. Yoğun Baskı üzerine. Zamana karşı Icetea bitirme savaşı lölölölöy. Bu bir tiseleme Eray Demir ! (:
  • Falıma bakarmısın " Karşılaşmıştınız hani dün, Bu aşk büyüyor günbegün, Mavi göğe her bakışında, Onun gözlerini görürsün". Bu nedir yani ? Bi kere ben mavi gözden hoşlaşmam ki. Bunu hesap edemediniz mi. Mavi gök iyi güzel de gerisi hayal kırıklığı.
  • Dilenci kadın: "Bi ekmek parası Be mecbur kaldım Be" Adam: Hepte mecbur kalıyonuz Be!" Tipsiz Yalovanın orjinal insanları :D
  • Yağmur'un şarkı söyleyen oyuncak köpeği o kadar ukala ki. Onu boğarak öldürmek istiyorum. Söylediği şarkıya bak "İki kulağım var duymak için, iki de gözüm var görmek için.Bana gülümsedin. Anlayabiliyorum. Akıllı olduğum için !" Bu ne lan bu ? Sen işe yaramaz basit ucuz bi köpeksin. Bunu da anlayabiliyomusun dümbelek ! Akıllıymış.
  • Yok be blog bugün yazasım gelmiyor. İlham denilen melek gelmedi bugün bana. Bi melek geldi ama o ilham meleği diildi. Hadi gidiyorum bütün aşklar yüreğimde!

28 Nisan 2009 Salı

ben ölmüşüm aslında ama yaşıyorum çaktırma.

uff is bangin
feadz is bangin
bu şarkıyı ağzım kuruyana dek
söylemek istiyorum.
ama anlamını öğrenmek istemiyorum.
not sure I understaandd diyor
şimdi de Rob
tüm bu şarkılar benim için yazılmış olabilir mi.
damla dinlesin
kendini bulsun
üzülsün
ağlasın.
biliyorum zaten hep iyi insanların başına geliyi böyle şeyler.
herkes takık zaten bana.
herkes komplo kurmaya çalışıyo ben bilmiyomuyum
yürürken her tarafta takip ediyolar görmüyomuyum.
yerin kulağı var
ben yer miyim.
hayır yemem.
saçmalamak arabada beş evde onbeş
hoşuna giderse bedave !
ben bugün o kadar sıkıldım o kadar sıkıldım ki
sanki limondum.
limonata oldum ama şekersiz.
sıcakta da ne güzel ama.
içmediler ziyan oldum .
biri içiçekti ama o yoktu.
zaten o içsin diye sıkıldım
ya da o yoktu diye sıkıldım.
bilmem ki.
ben kantinin bahçesinde onu düşünürken
bi kuş aldı beni
kanatlarına bindim
ve beni nereye götürdüğünü biliyodum.
onun yanına götürdü.
ona baktım baktım baktım.
ve geri döndüm.
evet oradakiler görmediler.
anlamadılar salaklar.
sohbete dalmışlardı ben hemencecik gittim geldim.
kuşta çabuk götürdü hani.
keşke biraz daha zamanım olsaydı da
dursaydım yanında çok
ama kuşun mühim işleri varmış
senin şizofrenliklerinle uğraşamicem hadi bakta gidek dedi.
ben de napim boynumu büktüm döndüm.
ama sonra bidaha götürceğine söz verdi umarım gerek kalmaz.
ben bugün derslere girmedim ya
ama dersler bana girdi.
böylece yok yazılmadılar.
hayatta da bi yoklama kağıdı olsaydı eğer
çok fazla yok yazılırdım
çünkü bi var bi yokum
aslında yokum ama var gibi yapmam gereken zamanlar oluyo.
o zaman herkes beni var sanıyo.
çok çabuk kanıyolar.
hani gülersin ama aslında gülmüyosundur
diğerleri " amma da keyfi yerinde ha" der sana bakarken.
ama yoktur ki dürbünleri ta içini gösteren.
onların olsa olsa çıplak gösteren gözlükleri olur.
şimdide cem adrian çalıyor.
yine benim için yazmış bu şarkıyı öyle dedi.
ama albüme bana yazdığını yazma utanırım dedim.
o yüzden gizli tutuluyor.

"geri ver,geri ver ,geri ver
herşeyi, herşeyimi, herşeyi baştan
yeni baştan..
çok üzüldüm.
çok üzdüler beni hayat
sayende.
o insanlar , insanlar, insanlar var ya.
hepsi kadar en çok
masum biraz da suçluyum
ama sen çok günahkarsın hayat.."

İf you touch me,I will cry

  • keşke bu küçük noktalar boğazımda kalsa.
  • her sabah kafamı dolabıma vurmaktan beyin hücrelerim teker teker terkediyolar beni.neden tepkisizleştiğimi şimdi anlıyorum.
  • her gün doğa bana göz kırpıyor. mutlu oluyorum ki (:
  • taa dağın başındaki okuluna gidip hiçbi derse girmeyip tekrar taa dağın başından evine dönen benden başka kaç idiot var acaba dünyada ?
  • üniversite kantininde Kido adlı muzlu süt içmekten yakalanan D.A aklını peynir ekmekle yediğini kuru kuru gitmemesi için muzlu süt içtiğini ve pişman olmadığını bir daha olsa yine yapacağını söyledi.
  • Güneşin altında, içimde derse girmemenin vicdan azabı, kulağımda Hayko, yüzümde serin esinti ve daral. Ne kadar hoş.
  • Dün yine deprem amca bizi şşööyle bi silkeledi. Onur'un yorumunu söylemeden edemicem "Belki allah bizi jüpitere taşıyodur?" O kadar ciddi söyledi ki. Bi an gerçekten inanıp "Neden jüpiter ya ben mars'ı istiyoduum" diye düşünmeye başladım. Sanırım bendeki bu gariplik aileden gelen bişey.
  • Kendini başka biri sanan insanlardan nefret ediyorum. Hayır kardeşim niye kendini bu kadar üstün göstermeye çalışıyosun anlamadım ki.
  • Bi gün ben bi arabaya binmişim araba birden ev olmuş sonra odalardan birine girmişim oda uzaya dönüşmüş sonra aşağı atlamışım gökkuşağına düşmüşüm mavinin üstünde dururken orası okyanus olmuş meğer ben bi balıkmışım sudan kafamı çıkartmışım deniz kızı olmuşum sonra kıyıda beni bi prens bekliyomuş beni öpmüş insan olmuşum.
  • Ben demiştim demek istemiyorum ama ben demiştim.
  • Hoca beni azarladı. Olcak şey mi. Sizz arkada kitap okumayacaksınızzz ! Dedi. Ben de artizlik olsun diye zaten ben ders dinlemeye geldim dedim. Bişey diyemediğini görünce bi an sınıftan çıkıp bulutlara değip geri döndüm ama döndüğümde ders bitmişti.
  • Bi gün çook uzak bir kentte Damla adında bi kız yaşarmış. O kadar üzgün, o kadar üzgünmüş ki. Dokunsan ağlar, evini sel basar ve bi deniz kızı olurmuş. Kimse dokunmasın diye evinden dışarı çıkmazmış. Bigün biri ona dokunucak diye çok korkarmış. Eğer biri dokunacaksa o bir prens olmalıymış. Çünkü ancak bi prens onu tekrar insana çevirebilirmiş.

27 Nisan 2009 Pazartesi

Yüksekten Uçan Yakışıklı Martı

dün gece korkunç bi rüya gördüm.
korkunç bi rüya değil.
kabus.
o kadar korktum ki.
bütün gün bu rüyayı düşündüm.
evet rüyada birinin öldüğünü görmek,
o kişinin ömrüne ömür kattığını gösterir.
biliyorum ama keşke bu şekilde olmasaydı.
yüksekten uçan yakışıklı martı'ya böylesini hiç yakıştıramam doğrusu.
konuşunca belki huzursuzluğum gider sanmıştım.
ama şimdi daha bi huzursuz oldum.
Sanırım şu bi kaç hafta kafam başka yerlerde olucak.
Umarımm
En kısa zamanda aramıza dönüverir yakışıklı martı.
Ki eminim.

Ona burdan sevgilerimizi yolluyoruz blog halkı ve ben ..

24 Nisan 2009 Cuma

Çirkin olmam dikkatinizi dağıtıyor olabilir. Üzgünüm

  • bir gün bu küçük noktacıklar 155 katlı mavi düğün pastamın üzerini süsleyecek.
  • Yıkanmak istiyorum ama ıslanmak istemiyorum, doymak istiyorum ama yemek yemek istemiyorum, intihar etmek istiyorum ama ölmek istemiyorum anlıyor musun ?
  • Bir zamanlar Yalova adlı kasabada Damla adında çirkin bi kız yaşarmış. O kadar çirkinmiş ki ona bakan ölürmüş.
  • Eğer ben insan olmasaydım kesinlikle bir Koala olurdum. Bir ağacın üzerine tüner, hayatım boyunca orada uyur, en ufak bi ekşında ölürdüm.
  • Bazen msnin de duyguları olduğunu düşünürüm. Çok fazla kişi açık olduğu için yorulup kendi kendini kapatır ve sorunları olduğu için ağlar.Sorun gider adlı kutuyu bize gönderip ona yardım etmemizi çok zor durumda olduğunu anlatır. Ama biz ne yaparız. Hay senin gibi msnin, Hay ben o ttnetin .diye başlar onun duygularını incitiriz. Tekrar açılır belki evet ama eski canlılığı kalmamıştır.Onu da sevsenize.
  • Bir gün ciddi bir konferansta sahneye atlayıp sıkıcı adamın elinden mikrofonu kapıp bağırarak "olmaz olmaz deme hiiiç, olmaz olmaz sevgiliiim, zaman neler gösterirrr belli olmaaz sevgilimm" şarkısını söyleyip delice dans etmek istiyorum.
  • Bazen Yağmur'un önceki yaşamında bir filozof olduğunu düşünüyorum. O kadar anlamlı bakıyor ki ona şirinlik yaparken kendimi aptal gibi hissediyorum. "Seni teyze bozuntusu ! Dünyada bu kadar çok sorun varken nasıl bana burda aptal yüz ifadeleri yapabiliyorsun şaşıyorum doğrusu. Dünya gittikçe duyarsızlaşıyor" diyecek bir gün. Korkuyorum.
  • Bir bebeğim olsaydı adını Barış koyardım.
  • Acaba saçlarım olmasaydı daha mesut bir kız olabilirmiydim diye düşünüyorum. Zira onları yıkayıp, kurulayıp, şekil vermek beni yoruyor.
  • Keşke kafamda, dizlerimde, ellerimde de birer gözüm olsaydı. Böylece birden fazla bakış açım olurdu. İşte bak bu da bi bakış açısı mesela.
  • Sol kulağımı kapatırsam sağ duyulu olmayı başarabilir miyim ?

Daha da KİPA'ya Gelmem. KiPA benim için bitmiştir !

Yağmur hanımı, emzik emerken burnundan nefes alamayıp agrasifleşip bize saldırdığını söylemek için hastaneye götürmemiz gerekiyordu.
Hastane de KİPA denilen tipsiz alışveriş merkezinin tam karşısındaydı.
Ve KİPA denilen tipsiz alışveriş merkezinin tipsiz ücretsiz servisi bizim TOKİ evlerinden kalkıyordu.
Biz de saksımızı çalıştırıp tipsiz ücretsiz servisini kullanıp kısa yoldan hastaneye ulaşabileceğimiz sonucuna vardık.
Ama tipsiz ücretsiz servisin ondan da tipsiz saatlerini bilmiyorduk
vee ya allah bismillah diyerekten (böyle durumlar için kullanılmadığının farkındayım idare edin) yola çıktık.
Neredeyse yarım saat tipsiz ücretsiz servisin gelmesini bekledik.
Sıcaktan pişerken yüzümüze esen rüzgarın kulaklarımızı üşütmesine aldırmamazlık etmeye çalışarak.
Neyse servis geldi bindik gittik,
Ayıp olmasın diye kipaya girer gibi yapıp hastaneye girdik.
ne ekşın ama !
Neyse hastaneye gidip Yağmur'un ağlamasını seyrettikten sonra kipaya geldik.
Tekrar tipsiz ücretsiz servise binip eve gitmeyi planlıyorduk.
Ayıp olmasın diye bi kaç şey alıp aşşağı indik.
Ama ne yazık ki servis dolmuştu.
Tipsiz şöfor adam bizi kovmak suretiyle servisten aşağı inmemizi ayakta götüremeyeceğini söyledi.
Biz de "boynu bükükleeerr boynu büküklerr" tarzında inip beklemeye başladık.
Neyse sonra annemi arayıp gelip bizi burdan almalarını söyledik ve eve vardık.
Ama şu durgun hayatımda yaşadığım şu tipsiz macerayı anlatmadan da edemedim.
Çok önemli bişey sanıp okumaya başlayıp, belki sonu heyecanlıdır diye devam edip sonuna gelenlerden özür diliyorum.
Kusura bakmayın ama bu benim bilogum istediğim kadar saçmalıyabilirim.
O yüzden sizi "çek git bebeğim uzaklara çek giiitt" adlı şarkıyla bilogumdan çook uzaklara uğurluyorum.

22 Nisan 2009 Çarşamba

Avucumda ellerin yerine Yağmur..



hava çok soğuk.
rüzgarlı
ve yağmurlu.
aynı anda hem insanın içini acıtıp,
hem de mutlu ediyor.
gökyüzü ağlıyor dersin mesela,
aynı benim içime akıttığım gözyaşlarım gibi,
ne olurdu o yağmur tanelerinden biri olsaydım.
hepsi tek tek o kadar değerli ki,
saçında,
elinde,
yüzünde,
belki otobüsün camında,
ya da çantanda,
kitaplarının üzerinde,
her yerde görebilirsin onları.
ve o kadar güzel dururlar ki,
o kadar asiller ki.
keşke dersin,
keşke ben de onlardan biri olsaydım,
belki sevgili kollarını açıp yukarı baktığında gözlerine düşerdim,
işte böyle düşünür kendi içini acıtırsın.
bunu yağmur yapmaz sen kendi kendine yaparsın.
Sonra ağaçları düşünürsün mesela,
sıcaktan kendinden geçmiş, parlaklığını yitirmiş,
onları kendine benzetirsin.
ama yağmur gelir onları eski canlılıklarına kavuşturur.
yeşil yeşil parlarlar yeniden.
büyürler, çiçek açarlar belki , kimbilir.
oh be ! dersin.
şimdi rahatladım işte ! dersin.
ihtiyacım olan şey yağmurmuş,
içimdeki mutsuzluğu yıkadı, söktü, aktı.
beni eski parlaklığıma kavuşturdu dersin.
mutlu olursun yağmur yağdıkça ..

he bir de gök gürültüsü vardır.
şuanda olduğu gibi.
korkarsın ya gök gürültüsünden,
sanki çok kötü bişey yapmışsında azarlanıyormuş gibi hissedersin,
eğersin başını önüne,
bitmesini beklersin.
elbette biter ama bir kaç dakika sonra,
bi ışık parlar söner,
anlarsın ki yine azarlanacaksın.
belki de yağmurun kıymetini bilmediğimiz için
kızıyordur gökyüzü,
Olamaz mı ?

Ama ben yağmurun kıymetini biliyorum.
Şimdi alıp elime kitabımı,
Geçip pencerenin önüne,
Yağmur damlaları karşımda dansederken.
Huzur bulacağım..



Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında.

  • bu küçük küçük noktaları kaseye koyup yemek istiyorum.
  • ve speaking sandığım kadar zor değildi .evet evet her zaman sandığımız kadar zor olmayacağını biliriz. insanoğlu işte. Cinderella çıktı bana. E tabi konu masallar olunca çenem düşer. İngilizce çenemin düşmesi de işime yaradı dolayısıyla.Ve topic konusu da işimde yüksek maaşın önemli olup olmadığıydı. Yes of course I love money like everybody and I need money gibi yuvarlak cümlelerle atlattım. Ve çıktım.
  • Kütüphaneyi soydum. Tam anlamıyla. Eğer bi kişi sadece üç kitap alabilir gibi bi uygulama koyarlarsa benim başkalarının adına da kitap almama gıklarını çıkaramazlar. Hıh.
  • Bugün hava çok kötü. Aslında çok güzel ama evde oturup dışarı seyretmek için çok güzel. Dışarı çıkmak hiiiiiç akıllıca değil .Zaten bu yüzden yerli johhny depp ile olan ertelenmiş gezimiz yine ertelendi. My bad chance !
  • Ayşe kütüphaneden aldığım 6 kitabı Vural'a(çocuğun adı Ural ama asla Vural demekten vazgeçmeyeceğim) göstermek için çantamı boşalttığında uzun zamandır yanımda taşımadığım makyaj çantamı görüp şu tepkiyi verdi : " aaaa Geri gelmiişşş !" Bunu öyle bi ciddiyet ve sevinç içinde söyledi ki. Sanki canlı bişeymiş gibi. Yani Vural'ın " ne o yaratık falan mı ?"gibi bi tepki vermesine sebep oldu o kadar yani. E bana da ancak böyle bi dost yakışırdı dimi. Manyak olabiliriz ama asla deli değiliz.
  • Duygu bir chickenburger'i 30 dakika da yiyor ve 383856 tane mayonez kullanıyorsa, 5 chickenburger'i kaç dakikada ve kaç mayonezle yer ?
  • Benim sinüzitim yok ki.