1 Ağustos 2009 Cumartesi

Tam bir Koca Karıyım.

  • Dün haftaya dünya evine girecek olan kuzenimin evini düzdük. ah özür dilerim dizdik demek istedim. şu sıralar küfürbaz yanım önplanda. kendimi engelleyemiyorum. Ev mükemmeldi, kapıda ad ve soyadları, duvarlarda fotoğrafları..kıskandım be blog. O an evlenesim geldi. Biriyle "biz" olabilmek, iki kişilik yaşamak, artık ağlarken gülerken yanında birinin olması, düştüğünde kaldırılacağından emin olmak..of diyim yani sana. annemlere evlenesim geldi dedim "aman" dediler "bari sen yapma." Sonra da unuttum zaten bencilliğim sarmaladı beni birden. Ben "ben" olmayı seviyorum ya dedim. "Biz" olmadım hiç olamam da. hatta bekarlık sultanlıktır puufff.
  • 2 gündür Yalova'yı karış karış geziyorum. Burası öyle bir yer ki bi sahili var gezilebilecek. O da bir aşağı bir yukarı yürüyünce bitebilecek cinsten. Dolayısıyla sürekli aynı yüzleri görüyorsunuz. Yalova tikileri, Yalova rakçıları, Yalova kaşarları..Bunların hepsi o sahilde oluyor. Mideniz bulanıyor, başınız dönüyor. Bu bakımdan benim gibi yapıp evde oturmak en güzeli. Bir de abazalığım tuttu 2 gündür. Böyle erkek sinek görsem vaaay be şundaki karizmaya bak diyorum. O derece. Ama gel gör ki yalovada bu cümleyi kurarak sarkabileceğim erkek sayısı çok az. Bi üşengeç olarak onları arayıp bulmak gibi bi niyetim de yok. Hay allahım ne kadar çok laf salatası yapıyorum. Gelelim asıl konuya. Birine çok benzettiğim birini gördüm bi kaç kere. Benzemesi hem içimi acıttı, hem sevindirdi, hem üzdü. Ama netice olarak adını öğrendim. Hayır hayır o kadar abaza değilim henüz. Bi arkadaşıma çocuktan bahsediyordum ve o sakince "hee eren o yaa, flagmentte çalışan dimi" diyiverdi. Oha dedim git ara bul getir onu bana."Tamam" dedi. Hah ne kadar kolay bu işler dimi. Biri hoşumuza gidince ne yapıp edip tanışıyoruz sonra ne yapıp edip yakınlaşıyoruz ve ne yapıp edip birlikte oluyoruz ve sonra o ne yapıp edip bizi üzüyor. Ama olsun belki mümkündür yeniden sevebilmek :)
  • Düğün telaşı sürüyor. Saçımı nasıl yapacağıma hala karar verebilmiş değilim. Aile tek yürek olup "topuz" yapmam konusunda üstüme geliyolar ama ne biliyiim içime sinmiyor. Şansa bak ki elbiseme açık saç gitmiyor. Lülülülü bana bir topuz modeli söyleyiverin nolur.
  • "How i met your mother"i yeni keşfettiğim için kendimi hiçamahiç affetmicem.
  • Dün gece birden yağmur bastırdı. O kadar güzeldi ki sanki bana bişeyler anlatmaya çalışıyordu. Ama anlamadım. Başka sefere artık.
  • Ben Jasmin'im. Evet. İnan bana.
  • Ve evet tam bir koca karıyım. Dedikoduyu severim.

28 Temmuz 2009 Salı

Alkolun bana verdiği yetkiye dayanarak sizi Sarhoş ilan ediyorum.

  • 8 ağustosta gerçeleşicek olan kuzenimin düğünü için hazırlıklar tam gaz sürüyor. Oha amk altı üstü bi elbise aldım hazırlıklar ne demek ahahaha. bu arada ahaha derken aslında gülmüyorum. yüzüm saati bile durdurabilecek kadar asık. vaayy be bazen edebiyatım geliyo ya yiyesim geliyo kendimi. ayrıca fiilerin sonundaki "r" harfini yutmaya bayılıyorum. hatta en büyük hobim. çok hoşuma gidiy0. neyyse düğün için elbisemi aldım büyük uğraşlar sonucunda. Nasıl olduğunu anlatmıcam ama tek söyleyebileceğim "Bacak show ve Kalça show". Yani şu alışıldık mütevazi damla görüntüsü gidecek. Yerine adriana lima'dan bozma, angelina jolieden yapma bir baayan gelicek. Resmedebilene aşkolsun.
  • Babam geldi gelmesine de, mutlu oldum olmasına da annemle beraber girdikleri "ömür çürütmece" yarışından hiç memnun değilim yaani. Bi dur baba bi soluklan sonra başlarsın ömrümü törpülemeye. Damla hep oturur, damla yardım etmez, damla temizlik yapmaz, aaaaay içim şişti ayol. hayır bişey değil salon kadını çizgimden kayıyorum.
  • insanların ikiyüzlülüğü beni delirtiyorrrrrrrrrrrrrr! Düşün artık r harfini bile yutamadım sinirden. Yani böyle yüzüne güzel güzel sırıtıp "en yakın" ayakları yapıyolar. ama gizlice arkanı dönüp bi bakıyosun şeytanın sağ kolu olma girişimlerine girmişler. yaahu sırf insanın sinirlerini hoplatmak için eve kadar gelip sinir bozuk 5dk sonra gidenini biliyorum hacı ben. Hayır şaşırdığım şey:beyinleri sadece fesatlığa çalışıyo ! Pess ! ayakta alkışlıyorum hepinizi. Yüzsüzlük nobel ödülünü hak ettiniz. Akrabaaa olmaasııınnn. Akbaba olmaasıın..
  • Ayrıca demet akalına bağlamış bulunmaktayım. Hayır yani her ilişki bitiminde yaraları saran tek kadın. Geçici de olsa keyiflendiriyor. Her ayrılık sonrası 1 miktar demet akalın şarkısı alırım. (yüzünü bile görmek istemiyorum, yoluma çıkmasan iyi edersin.)(herkes hakettiği gibi yaşıyor, senin gibiler çabuk unutuluyor, kaç aydır ilk kez yüzüm gülüyor, bende Yaslar kısa sürüyor :)))) )
  • insanları sevmiyorum. Artık okul başlasın istiyorum. sevilen diziler hiç bitmesin istiyorum.
  • Yook sarhoş değilim. çok sıkıcıyım çok çok sıkıcıyım..

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Unut.

Balkonda yemek masası.

A : annem
D : Damla


a: damla bak şu karşı binada kadın oturuyo iki tane kızı ona hizmet ediyo. gördün mü.
d: uff anne konuyu nereye getirceni biliyorum.
a:biliyosun dimi.
d: bak anne onlar ev kızı olmak için doğmuşlar. hayatları boyunca hizmet etmek zorundalar. ama ben öyle değilim. ben çalışmak için doğmuşum.
a: niye evlenince kocana hizmet etmicekmisin.
D: anne gelenekleri görenekleri unut. nişanı kına gecesini unut. dantelleri unut.
a: evlenmeyi ?
d: evlenmeyi de unut !
a: hııım o zaman bize bakıcaksın sen
d: ONU DA UNUT !

kopuuş..
kahkaha sesleri arasında annemin" bakmıcaksın öyle mi hahahaha" cümlesi.

Am I Kusursuz ??????

o kadar mükemmel bir güzelliğe sahibim ki blog yazarken bile aynaya bakmaktan kendimi alamıyorum. inanılmaz derecede kıskanılan uzun, siyah, canlı saçlara sahibim. onları savururken etrafımdaki kıskançlıktan çatlayan gözleri görünce içimde tarif edemeyeceğim kıpırtılar oluşuyor. kendimle gurur duyuyorum. Bir kızda yüz güzelliği çok önemlidir. Ve bu bende tabiki mevcut. Etkileyici bakışlarımdan söz etmiyorum bile. Tüm bunların yanında müthişte bi fiziğe sahibim. Bikinimi giyip kumsalda boy gösterirken bana çevrilen bakışların şaşkınlığı tüylerimi diken diken ediyor. Kızların hiç sevmediği, erkeklerinse gözlerini alamadığı bir kızım. Tüm güzelliğimi bir yana bırakırsak çokta akıllı ve zekiyim. Kitap kültürümü yadsımak acımasızlık olur. Ayrıca her türlü müziği bilirim. Bilgisayar kurduyum. Bilgisayar konusunda halledemeyeceğim şey yoktur. Kendi formatımı kendim atar, programlarımı kendim yüklerim. İngilizcem de hazırlık okumamla birlikte müthiş bir dereceye geldi. Artık filmleri dublajsız ve altyazısız izleyebiliyorum. Kendi yazdığım şiirlerim, denemelerim, senaryolarım var. Aynı zamanda titizimdir de. Hergün evi baştan sona temizlerim. Ve her yer pırıl pırıl olmadan rahat edemem. Buna kişisel temizlik de dahil. Bakımıma çok önem veririm. Ayda bir kere yüz, saç, tırnak bakımı yaptırırım. Makyajsız dışarı çıkmam ama beni makyajsız görenler böyle de çok güzelsin der.asla yapmacık değilimdir. Türkçeyi çok güzel kullanırım. daha anlatmakla bitiremeyeceğim bir sürü mükemmel özelliğim var ama takdir edersiniz ki onları bu bloga sığdırmak imkansız. Şimdilik bu kadarından bahsettim.
Gelelim terkedilme sebeplerime. Maalesef tüm bu "kusursuz"luğuma rağmen düzgün bir aşk hayatım yok. Çünkü onlara o kadar ağır geliyorum ki pes edip kaçıyorlar. "Yahu" diyorlar "bir tane bile kusurunu bulamadım. kavga sebebi bile bulamıyorum. senin bu kadar mükemmel olmana katlanamıyorum . gidip kendimi içkiye vereceğim" . İşte böylece terkediyorlar. Sanırım benim kadar mükemmelini hiçbir zaman bulamayacağım.
Ve evet sanırım biraz şizofrenim. Ama takdir edersiniz ki mükemmel olunca çok fazla arkadaşınız olamıyor. Komplekse girdikleri için yanımda pek dolaşmıyorlar. Eh doğal olarak tek başınalık psikolojik sorunlar çıkartıyor.
Hey durun bir dakika ?
Tüm bunları uydurduğumu nasıl söylersiniz. ?
Tabiiki ben bu bahsettiğim kişiyim. Ve evet kusursuzum.
Eğer kusursuz olmak suçsa tamam.
Suçumu kabul ediyorum.
Ben kusursuzum.
Kusursuz damla.
Ama şimdi söyleyin bana
"Bu da mı gol değil ???????????"

Ben bugün bunu gördüm.

  • söz veriyorum bir daha bridget jones izleyip ağlamıycam.
  • salı günü babam geliyor. ve annem evi içkiye boğdu. kesinlikle kutlanması gereken bişey. elindekileri görünce "oovv anne içimi okudun gerçekten ihtiyacım vardı" dedim. dilimi tutmayı ne zaman öğrenicem gerçekten merak etmekteyim. "niye ihtiyacın vardı damla" beklenen soru bu. "aa şey yani evde boş boş oturmaktan sıkıldım canım aaa biraz dağıtmak benim de hakkım" diye yine o müthiş kıvırmalarımdan birini gerçekleştirdim.
  • lanet olsun Teo "unutamadım"ı bu kadar güzel söylemek zorundamıydın. ve sen gamze bu şarkıyı bana göndermek zorundamıydın. yok canııım acı çekmiyorum keyfim gayet yerinde. en az 45 yıllık kocasını kanserden kaybetmiş yaşlı bir teyze kadar.
  • bir kaç haftadır evin etrafında beni izleyen biri var. 17-23 yaş aralığında. yanık tenli büyük ihtimalle güneşten. uzun boylu. ve tam yalova çocuğu özelliklerine sahip. yani yalova tikisi. bizim apartmanın taa ileri karşısında oturuyor. ve cadde onların apartmanının arkasında olmasına rağmen bizim evden dolanıyor. eh dolanırken kafasını camdan içeri sokmadığı kalıyor. tanrım gerçekten korkutucu. evde baktığım her yerde onu görüyorum. gerizekalı ev halimde neye bakıyosun anlamam ki. saçlarım darmadağınık bir topuz, yüzüm sıfır makyaj, balkonda kan ter içinde halı silkeliyorum. aman ne çekici ! bazı insanlar gerçekten midesiz. buna bir örneğim daha var ama adını söylemeyeceğim. çok yakınlarım anlamıştır o midesizin kim olduğunu.
  • şuan bilgisayar ve bilgisayar masasını tabiri caizse bok götürüyor. annem günlerdir "bak damla temizle orayı baban geldiğinde kıyameti koparır benden söylemesi" diyor. ben de pazara erteliyorum hep. hani büyük temizlikler pazar günleri yapılır ya. off yine her gün bilgisayarın tozunu almak zorunda kalıcam babam gelince. ve yine ev diskoveri neyşınıl coğrafik sesleriyle dolu olucak. bilgisayar başında tam derinlere dalmışken, feysbuk sosyomat myspace itüsözlük beni hipnotize etmişken tok bir erkek sesi "kaaaaalkkk" diye bağıracak. ovvv heycan verici bunu gerçekten özlemişim. yine şımarık bir kız çocuğu gibi davranabilicem. ve annem ömrümü çürütemicek. heeyyy daddy gel artık !
  • Damla akarın artık bir ilişkisi yok. Ouuuvvv yee meen ! feysbuku gerçekten seviyorum. gerçekleri insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor.
  • Şu duygu dolu günlerimde şarkılarıyla elimi tutan haykocuğuma seslenmek istiyorum. tenk yu meen ! teksin dostum. seviyorum seni.ben mi kaldım bir yalnız dimi yani ?
  • ayrıca şu eski sevgilime kapak olsun videosundan bir tane ben de çekicem ahaha :D gitti gidiyorda 1tlye satıcak pek bi eşyası yok bende ama olsun canıııııım :D
  • ay tamam be susuyorum. bazen saçmalamaktan yoruluyorum. biliyorum ben zaten yorgunellayım bu gayet normal.
  • unutmadan Yorgunella bir Kolera şarkısıdır. Kendimi özdeşleştirdiğim bir sürü Koler şarkısından sadece bi tanesi.


21 Temmuz 2009 Salı

geçmişe takılır saçım.

biliyorum bu aralar geçmişimi çok kurcalıyorum.
hele ki çocukluğumu.
bunu daha önce açıklamıştım. çocuk olmayı o kadar çok özlüyorum ki.
bi kaç gündür insanların çocuklukları hakkında yazdığı yazıları okuyorum.
ne güzel anlatmışlar, " ağaçlara tırmanırdım, düz duvara bile tırmanmaya çalışırdım, çok fenaydım çoook"
sürekli bunu düşünüyorum. çok mal bi çocuktum.
koşmaktan nefret ederdim. hala ediyorum.
rekabete gelemezdim. eğer fena rekabet olan bi oyun oynanacaksa köşeye çekilir "canım istemiyo" derdim.
hiç ağaca tırmanmadım. ve bi taraflarımı yarmadım.
hiçbir bahçeden meyve çalmadım.
annemi çok uğraştırmadım. ağzıma sakız, elime oyuncak vermesi yeterliydi.
istediğim bir şey alınmayınca kıyametler koparmadım. sessizce kabullendim.
ablamı kıskanmadım.
liseyi bitirene kadar kaşlarımı almadım.
lisede wcde gizli gizli sigara içmedim.
okuldan kaçmadım. dersler boş olduğunda doğruca eve gittim.
hiç sınıfta kalmadım.
hiç kavga etmedim.
hiç sevgilimle dolaşmadım.
sabah okula gider, akşam aynı saatte eve dönerdim.
ve ertesi sabaha kadar dışarı çıkmazdım.
lise bitene kadar makyaj yapmadım.
eteğimi kıvırmadım.
ama yine de görünüşüm bir ineği andırmıyordu.
annem eteğimi kısaltmıştı.
ve okula saçlarım açık gitmeme hiçbir şey demezdi.
bu tür şeylerde onlar bana karışmazdı.
ama gizli bir baskıları vardı üzerimde.
belki de önümde çok örnek olduğundan tüm bunları yaparsam başıma geleceklerden korktum.
onların yaşadığı hayatı yaşamaktan korktum.
ve hep sabret damla dedim.
üniversiteyi kazandığında herşey değişicek.
bu şehirde yaşamak zorunda kalmayacaksın.
ve canının istediğini yapabileceksin.
ve üniversiteyi kazandım. gerçekten de özgürdüm.
her ne kadar ablamda kalıyor olsam da anne ve babayla kalmanın baskısı yoktu.
ve hazırlığı bitirdim.
şimdi yine bu şehirdeyim.
ve yine sabret damla diyorum. okul başladığında herşey değişicek.
bu yalovada evde oturarak geçirdiğin son yaz.
bu boş yaşamın her dakikasının intikamını alıcam.

Onun aşkı bana XL

  • allah kahrıbela artık blog yazamıyorum. son yazdıklarıma bakar mısın ben bir malım.
  • bugün kendimi bridget jones gibi hissediyorum. aah peki peki tamam itiraf ediyorum yine film izleyip ağladım.ve çok saçmalıyorum. ve ve ben gerçekten aptalım. asosyal ve konuşma özürlüyüm. hiçbi zaman mutlu olamıcam böhhhhhhöööööyyttt.
  • artık okul açılsın istiyorum bu lanet yerde bi dakka bile durmak istemiyorum. oooooooof niye benim hayatım eğlenceli ve hareketli değil. neden bu adı batasıca şehrin içine tıkılıp kalmak zorundayım. hayatımdaki ekşın kıtlığından ölmek üzereyim. tekdüze ! bu sözcük bile fazla hareketli kaçar benim hayatıma. anaaaaaaaaaaaam. gelin alın beni nolur.
  • salı günü babam geliyor. ama eğer yine bir aksilik çıkarsa türk silahlı kuvvetlerine hazırladığım çok kapsamlı ve öldürücü küfürler var.!
  • murat yılmazyıldırım öldürüyosun beniiiiiiiiiiiiiiiiiiiii :(((
  • yarın düğün için elbise bakmaya çıkıcam. lanet olası düğünlerden nefret ediyorum.
  • Hayko sahnelere kısa süreliğine veda etti. ama mutlu mesut konseri izlerken sıçtı ağzıma yani. zaten dokunsan ağlıcak moddayım. hayko ağlar da ben naparım.
  • üstü kapalı konuşmaktan nefret ediyorum. ne zaman tüm istediklerimi açık açık söyleyebilme olgunluğuna ulaşıcam. 2. kez lanet olsun.
  • kahretsin hava o kadar sıcak ki ruhumu teslim edicem.
  • "Dün akşam seni sevdiğimi söylemiştim ya. İnanma. Sadece dalga geçiyordum."

19 Temmuz 2009 Pazar

Life Like This

bazen iyiki diyorum. iyiki ben varım. iyiki doğmuşum da etrafımdaki tüm güzellikleri doyasıya seyredebilme şansım olmuş. iyiki dünyalıyım. ve iyiki doğa var. dağlar, denizler, bulutlar, yıldızlar, yağmurlar iyiki var. ve belki de iyiki doğmuş diyebilmemin tek sebebi de bu.
ama bazen de keşke diyorum. keşke olmasaydım. keşke olmasaydım da bu kadar ağlamasaydım. insanların ne kadar kötü olduklarını öğrenmeseydim. keşke görmeseydim orman yangınlarını, denizdeki pislikleri, fabrika dumanlarını, çocukların ölümünü, insanların birbirini katletmesini, kızına tecavüz eden babayı..olmasaydım da tüm bunları görmeseydim. ve yitirmeseydim tüm hevesimi.
ve işte tam bu sırada işte diyorum. hayat bu. hayat iyikilerle ve keşkelerle dolu..umut ettiğim tek şey ise iyikilerimin keşkelerimden fazla olması...

hayatımdaki iyikilere teşekkürler..iyiki varsınız..

hayatımdaki keşkelere de teşekkürler..iyiki gittiniz...

18 Temmuz 2009 Cumartesi

mal insanlar topluluğu

şu hayatta bir tane normal insana rastlayamayacakmıyım ben ?
yine akraba denilen insanlar sinirlerimi evereste çıkardı. Kuzenimin müstakbel kocasının ailesi ve büyük dayımlarla pikniğe gidilcekmiş. Anneme ben gelmem deyince yine yedim bi ton lafı. Hayır yani zaten kız beni çağırmadı ki ben niye gidiyorum kardeşim diyince de "sen biyere çıkmıyosun diye çağırmıyorlardır" demez mi. Kardeşim çıkmıyorsam çıkmıyorum nezaketen sorulur dimi. Çağrılmadığım yere neden gideyim yaani. Bi de trip yapıp suratıma kapattı telefonu annem. Tam bir ömür törpüsü. Ya napıcam orda hepsi maskelerini takıp gelicek. sahte gülücükler, sahte sevgi gösterileri. Bi de hep yaşlı. Mal mal oturucakmıyım. Damat beyden de hiç hazetmiyorum. Soğuk nevale ! Takıldığım nokta hepsinin ağzında aynı şey. "damla hep evde oturuyor" . Yahu sanane kardeşim sa-na-ne? Başka bi gündem bulun kendinize artık. Hala beyinleri almıyor. 70 kere anlattım ama yokk nato kafa nato mermer. Mesela İstanbul'da oturuyor olsam yine çıkmasam dışarı tamam. O zaman ne denilse haklı. Gezilcek bi sürü yer var damla dışarı çıkmıyor aptal. Ama kardeşim yalova burası yaaahuuu. Kıytırıktan bi sahili var o da kıçım kadar. Kafanı nereye çevirsen çarşaflılar, hacılar. Şort giyip çıksan uyuz uyuz bakarlar. Doğru dürüst cafesi efendime söyliyim restaurantı yok. ne yapayım yaaaa? Güneş tepede zaten manyak mıyım. Şurda bi kaç ay sonra zaten okul başlıcak. Son evde oturmalarım. Onda da bi rahat bırakın kardeşiiim.

Bi diğer mal insan topluluğu da hayfanlar.
Rockn coke'a gitmişler güya ama internetten çıkmıyorlar. Bi tanesi iletisine yazmış "şuanda rakınkoktayım aylin aslım sahnede" yaa manyak mısın kardeşim aylin aslım sahnedeyse sen nette ne halt yiyosun. bırak teknolojiyi de festivalin tadını çıkar. ama yoook milletin gözüne sokacak ya.
öbürü feysbukuna "şuan rakınkoktayım ana sahne karşımda" ulan nasıl insansın sen. tadını çıkarsana niye millete nispet yapmaya çalışıyosun ne geçicek eline.
bi diğeri "kanaldyi açın ben varım" yazmış. bunların hepsi rakınkokta ama feysbuktan da çıkmıyorlar.
nasıl iştir yarabbiiiiiii !

bir de bu grup cidden grup yani.
böyle eş değiştiriyorlar sürekli. sanki o grup haricinde başka insan yok. o ondan ayrılıyo öbürüyle çıkıyo, o öbürüne aşık oluyo öbürü başkasına. başka işiniz mi yok yaaa.
amaç hayko değil yaani. amaç abazalık.
haykoyu da kullanıyolar anacım.

allahın cezaları sinirlerimi hoplattılar bugün bugün.
ooh sövdüm sövdüm de rahatladım.